Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’nin ikinci gününde konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İslami finansın küresel kalkınma için kritik bir araç olduğunu belirterek Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini daha etkin kullanması gerektiğini söyledi. Zirvede uluslararası iş birliklerine yönelik önemli anlaşmalar da imzalandı.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu tarafından düzenlenen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi, ikinci gününde ekonomi, finans, akademi ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerini İstanbul Finans Merkezi’nde bir araya getirdi. “İslam Ekonomisinde Sermaye: Sürdürülebilir Kalkınma İçin Servetin Yapılandırılması” temasıyla gerçekleştirilen zirvede, sermayenin kalkınmadaki rolü, İslami finansın küresel potansiyeli ve sürdürülebilir ekonomik modeller ele alındı.
Zirvenin ikinci gününe Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu İcra Kurulu Başkanı Salim Arda Ermut, AlBaraka İslam Ekonomisi Forumu Genel Sekreteri Yusuf Hasan Halavi ve İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Bilal Erdoğan katıldı.
Programın en dikkat çeken konuşmalarından birini gerçekleştiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel sermaye akımlarındaki dönüşüme dikkat çekerek son yıllarda doğrudan yatırımların büyük ölçüde finans merkezlerinde yoğunlaştığını, reel ekonomiye yönelen yatırımların ise zayıfladığını söyledi.
Dünyada jeoekonomik bir parçalanma yaşandığını ifade eden Şimşek, sermayenin yeniden kalkınma öncelikleriyle buluşturulması gerektiğini belirterek, “Dünyanın, Türkiye’nin ve İslam dünyasının İslami finansa her zamankinden daha fazla ihtiyacı var” dedi.
Türkiye’nin İslami finans alanında önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye’nin piyasa büyüklüğü açısından dünyada dokuzuncu sırada bulunduğunu ancak ilk beş ülke arasına girme hedefi doğrultusunda önemli fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Şimşek, daha fazla yatırımcı çekebilmek için finansal ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini belirterek, kurumların daha yenilikçi ve rekabetçi ürünler geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel İslami finans ekosisteminde daha güçlü bir konuma taşınmasının da öncelikli hedeflerden biri olduğunu söyledi.
Zirvede konuşan Bilal Erdoğan ise İslam ekonomisinin temelinde yer alan adalet, emanet ve sorumluluk ilkelerinin günümüz ekonomik sistemleri açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Erdoğan, ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını, gerçek refahın toplumun tüm kesimlerine yayılan ve insan onurunu merkeze alan ekonomik modellerle mümkün olabileceğini ifade etti.
Etkinlik kapsamında AlBaraka Forumu tarafından hazırlanan “İslami Ekonomi Hakkında AlBaraka Stratejik Raporu”nun da tanıtımı gerçekleştirildi. İslami finans, helal endüstrisi, sosyal finans ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin ekonomik görünümünü kapsamlı şekilde değerlendiren raporun, sektör için önemli bir referans kaynağı olması hedefleniyor.
Zirve kapsamında ayrıca uluslararası iş birliklerini güçlendirecek çeşitli mutabakat zabıtları ve iş birliği anlaşmaları imzalandı. İslami finans, sermaye piyasaları, akademik araştırmalar ve medya alanlarında gerçekleştirilen anlaşmaların, küresel İslami ekonomi ekosisteminin gelişimine katkı sağlaması bekleniyor.
Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği zirve, sürdürülebilir kalkınma, sosyal adalet ve ekonomik dayanıklılık ekseninde yeni iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlarken, Türkiye’nin İslami finans alanındaki bölgesel ve küresel rolünü güçlendirmeyi hedefleyen önemli mesajlara sahne oldu.




























Yorumlar kapalı.