Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin son altı yılda dünya ortalamasının yaklaşık iki katı büyüdüğünü belirterek, Türkiye’nin artık küresel ekonominin üst liginde yer alan ülkelerden biri haline geldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Samsun’da düzenlenen STK ve İş Dünyası Buluşması’nda yaptığı konuşmada küresel ekonomi, Türkiye’nin büyüme performansı ve ekonomik hedeflere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Küresel ekonomide önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Yılmaz, ticaret savaşları, korumacılık politikaları ve jeopolitik risklerin dünya ekonomisinde belirsizlikleri artırdığını ifade etti.
Türkiye dünya ortalamasının iki katı büyüdü
Türkiye ekonomisinin küresel zorluklara rağmen güçlü performans gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin yüzde 18,8 büyüdüğünü, Türkiye’nin ise aynı dönemde yüzde 34,8 büyüme kaydettiğini söyledi.
Sanayi üretimindeki artışa dikkat çeken Yılmaz, Türkiye’nin üretim kapasitesini ve ekonomik gücünü artırmaya devam ettiğini belirtti.
Milli gelir 1,6 trilyon doları aştı
Türkiye’nin dünya ekonomisindeki konumunun güçlendiğini ifade eden Yılmaz, ülkenin nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomisi olduğunu söyledi.
Türkiye’nin milli gelirinin 1,6 trilyon doların üzerine çıktığını belirten Yılmaz, kişi başına gelirin ise 18 bin doları aştığını kaydetti.
Yılmaz, “Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor. Bundan sonraki hedefimiz ülkemizi daha üst seviyelere taşımak.” dedi.
Enflasyon ve finansal istikrar vurgusu
Ekonomide öncelikli hedeflerin finansal istikrarın korunması ve enflasyonun düşürülmesi olduğunu belirten Yılmaz, son dönemde Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminin büyük ölçüde tasfiye edildiğini söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaklaşık 100 milyar dolarlık kaynak kullanıldığını ifade eden Yılmaz, buna rağmen ekonomik faaliyetlerin güçlü şekilde sürdüğünü dile getirdi.
Savunma sanayii ve yatırımlar öne çıkıyor
Bölgesel gelişmelerin ekonomik etkilerine de değinen Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayii başta olmak üzere her türlü riske karşı hazırlıklı olduğunu belirtti.
Terörle mücadelenin ekonomik kalkınma açısından önemine dikkat çeken Yılmaz, güven ve istikrar ortamının yatırımların artmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Yılmaz, Türkiye’nin üretim, yatırım, ihracat ve teknoloji odaklı büyüme stratejisini sürdürerek küresel ekonomide daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediğini söyledi.




























Yorumlar kapalı.