USD45,91
%0.47
EURO53,42
%-0.06
JPY0,000000
%0
RUB0,64
%0.1
GBP61,84
%-0.22
EURO/USD1,16
%-0.07
BIST13.662,75
%-1.64
GR. ALTIN6.658,45
%-0.88
BTC0,000000
%0
  1. Haberler
  2. Ekonomi Haberleri
  3. BAKAN KACIR, İŞ’TE YAPAY ZEKÂ MEZUNİYET TÖRENİ’NE KATILDI

BAKAN KACIR, İŞ’TE YAPAY ZEKÂ MEZUNİYET TÖRENİ’NE KATILDI

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Yapay Zekâ Eylem Planı’nın; “Fark et, istifade et, üret ve yönet” olmak üzere 4 ana başlıktahazırlandığını belirterek, “İlk 2 yıl içinde, 5 milyon vatandaşımıza 81 ilimizde başlatacağımız yapay zekâ okuryazarlığı atölyeleriyle yapay zekâeğitimleri sunacağız. 100 bin yapay zekâuygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Türkiye’nin veri merkezi kapasitesini daha ileri seviyelere çıkarabilmeliyiz. Bunun için yapay zekâ büyüme bölgeleri kuracağız.” dedi. 

Bakan Kacır, İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “İş’te Yapay Zekâ Mezuniyet Töreni”ne katıldı. Türkiye’nin 2030 Yapay Zekâ vizyonunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı programla dünyaya duyurulduğunu anımsatan Bakan Kacır, konuşmasında gençlere önemli mesajlar verdi: 

YAPAY ZEK EYLEM PLANI: Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye’ye değil bütün dünyaya önümüzdeki 5 yıllık dönemde yapay zekâ alanında Türkiye olarak atacağımız adımları ilan ettiler. Niçin bütün dünyaya diyorum? Çünkü bugünün dünyasında yapay zekâ neredeyse her alanı etkileyen bir teknoloji başlığına dönüşmüş durumda. Pek çok teknoloji başlığı sadece bazı sektörler üzerinde, hayatın sınırlı alanları üzerinde etki oluşturuyorken, yapay zekâ tıpkı elektrik gibi, tıpkı internet gibi hayatın neredeyse bütün alanlarını kuşatan bir etki gücüne sahip ve bugünün dünyasında halihazırda yapay zekâgeliştirme çalışmaları büyük ölçüde bir elin parmağını geçmeyecek sayıda ülkenin ve onlarda da bir elin parmağını geçmeyecek sayıda şirketin elinde. Biz, bunun insanlığın geleceği için büyük bir tehdit olacağını değerlendiriyoruz.

KÜRESEL İTTİFAK: Yapay zekanın insanlık yararına geliştirildiği ölçüde kıymetli olacağını, insanlığın refahı için geliştirildiği ölçüde değerli olacağını, sadece bir avuç ülkenin bir avuç şirketin geliştirdiği yapay zekayı herhangi bir etik ya da hukuki sınırlamaya tabi tutmaksızın ilerletmenin insanlığa yarardan çok büyük tehditler sunacağını değerlendiriyoruz.Türkiye’nin yapay zekâ vizyonu bir yandan Türkiye’nin kendi hedefleri doğrultusunda kendi yapay zekâ çözümlerini geliştirmesini adreslerken bir yandan da onlarca ülkeye ilham kaynağı olmamıza vesile olacak ve dünyada bir dijital feodalizm, dijital derebeylik tehdidi oluşmaması adına bir küresel ittifak oluşmasına öncülük edecek bir perspektife sahip.

FARK ET, İSTİFADE ET, ÜRET VE YÖNET: Bu vizyonu dört başlıkta özetledik. “Fark et, istifade et, üret ve yönet”. Bu dört başlık, atacağımız adımların adeta özeti ve bu başlıkları kavramsallaştırırken de temkinli ve dikkatli tercihlerde bulunduk. Örneğin; “kullan” demedik.“Kullanmak” kavramını kullanmadık, çünkü kullanmak iyiye kullanmayı ifade edebileceği gibi aynı zamanda kötüye kullanımında halen önünü açık tutar. İstifade etmek ise yarar oluşturmaktır, değer oluşturmaktır, fayda sağlamaktır. Bizim için esas olan yapay zekanın topluma, ülkemize ve insanlığa fayda sağlayacak olmasıdır.

81 İLDE YAPAY ZEKÂ OKURYAZARLIĞI: İşte bu dört başlıkta Önümüzdeki dönemde dolu dizgin bir yolculuğa çıkıyoruz. İlk 2 yıl içinde, 5 milyon vatandaşımıza 81 ilimizde başlatacağımız yapay zekâ okuryazarlığı atölyeleriyle yapay zekâeğitimleri sunacağız. 100 bin yapay zekâuygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Bu süreçte, verinin çok kıymetli olduğunun farkındayız.

YERLİ VE MİLLİ ÇÖZÜM: Türkiye’nin verisinin Türkiye’de kalması ama en az bu kadar önemli olan kendi verimizin kendi modellerimizle işlenmesi ve kendi verimizden kendimizin değer oluşturabilmesi adına yeni fırsatlar, yeni imkanlar oluşturacağız. Bunun için özellikle kamunun elindeki veriyi, büyük veriyi, sizlere Türkiye’nin yapay zekâ geliştiricilerinin hizmetine sunacağız.En az 2 bin kamu veri setini yapay zekâgeliştiricilerimize yerli ve milli çözümler ortaya koyabilmeleri için sunma hedefini ortaya koyduk.

YAPAY ZEK BÜYÜME BÖLGELERİ KURACAĞIZ: Tabii dijital altyapıyı güçlendirmeliyiz. Türkiye’nin veri merkezi kapasitesini daha ileri seviyelere çıkarabilmeliyiz.Bunun için yapay zekâ büyüme bölgeleri kuracağız. Enerji tedariği, altyapısı güçlü, sürekli enerji kaynağı sunduğumuz veri merkezi bölgeleri oluşturacağız ve veri merkezi kapasitemizi hali hazırdaki 250 megawatt düzeyinden hızla 1 gigawatt seviyesine yükselteceğiz. Bütün bunlarla beraber özel sektör yatırımlarını hızlandıracağız.Türkiye’nin adeta bir dijital merkez ülke olmasına vesile olacak adımlar atacağız.

YAPAY ZEK PROJELERİNE DESTEK: HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile bu süreci başlattık. Veri merkezi ve yapay zekâyatırımlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir kamu kaynağı sunarak, 10 milyar dolarlık bir özel sektör yatırımını bu alanda harekete geçireceğiz.Bir yandan da kamunun kendi yatırım programı içerisinde toplam harcamaların en az yüzde ikisini yapay zekâ projelerine yönlendireceğiz ve böylelikle ülke ekonomisinde bir trilyon liranın üzerinde bir değer ortaya çıkaracağız.

GENÇLERLE İŞ BİRLİĞİ: Bunları başarabilir miyiz arkadaşlar? Başarabilir miyiz? Allah’ın izniyle ve sizlerin gayretiyle başarırız. Sizler bu yolculuğa artık çıktınız. Bu eğitimlerle donandınız, geleceğe hazırlandınız. Bütün bu projelerde en büyük ihtiyacımız sizlersiniz. En büyük güç çarpanımız sizlersiniz. Türkiye bugüne kadar neyi başarmışsa kendi öz evlatlarının alın teriyle akıl teriyle başardı. Altın tepside bu başarı hikayeleri sunulmadı. Hiç kimse bizim elimizden tutup bizi bu başarıya taşımadı. Çoğu zaman müttefik saydıklarımız bu yolculukta, bu mücadelede bizimle olmadılar. Hatta karşımızda oldular.

SAVUNMA TEKNOLOJİLERİ: Türkiye, bugün kritik savunma teknolojilerinde dünyada ilk 5 ülkeden biri haline geldi. Bazı alanlarda yeni nesil insansız havacılık gibi alanlarda dünyanın bir numaralı ülkesi haline geldi. Bizim hikayemizin başkalarınınkinden farklı bir yönü var. Dünyada savunma sistemlerine baktığınızda şunu görürsünüz. Evet bir platform, bir sistem, bir ürün geliştirilmiştir. Ama çoğu zaman o ürünü bir ülke tek başına değil, 5 ülke, 7 ülke, 9 ülke bir araya gelerek geliştirmiştir. Her biri onun bir alt sistemini, bir çekirdek teknolojisini geliştirmiş ve nihayetinde o nihai sistemi birlikte ortaya koymuşlardır. Bizim hikayemiz böyle olmadı. Biz engelleri aşa aşa buraya geldik. Ambargolarla, kısıtlamalarla, mücadele ede ede bu başarıları elde ettik.

MOBİLİTE: Alt sistemleriyle, çekirdek bileşenleriyle, kritik teknolojinin tüm aşamalarında yerli ve milli bir kabiliyet geliştirdik.İşte savunma sanayinde elde ettiğimiz bu başarı şimdi artık sivil alanlara adım adım yaygınlaşıyor.Türkiye kendi yerli milli elektrikli akıllı otomobilini üretiyor ve onun etrafında yepyeni bir mobiliteekosistemi kuruyor. Togg’u akıllı cihaz haline getiren teknolojiler Türkiye’nin teknoloji girişimleri tarafından geliştiriliyor, üretiliyor.Türkiye kendi haberleşme uydularını yapan 11 ülkeden biri haline geldi. Şimdi Türkiye kendi küçük modüler nükleer reaktörlerini geliştirme yolculuğuna çıktı. Sanayinin, teknolojinin tüm alanlarında bu milli teknoloji hamlesinin izlerini göreceğiz artık.

YEPYENİ BİR BAŞARI HİKAYESİ DAHA:Yapay zekâda bütün bu alanlarda yeni bir sıçramanın yeni bir çarpan etkisinin oluşmasına vesile olacak ve atacağımız bu adımlar Türkiye’nin yapay zekâ vizyonu çerçevesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya koyacağımız yepyeni bir başarı hikayesine vesile olacak.Başkalarının izinden giderek hareket etmeyeceğiz. Onları taklit etmeyeceğiz.Paradigma değişiminin yaşandığı alanlara odaklanacak ve hedefe daha hızlı erişmenin yollarını bulacağız. Savunma sanayinde böyle yaptık.

GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİ: Başkaları gibi insanlı havacılığa yönelmedik. Onların onlarca yılda geliştirdikleri, yüz milyarlarca dolar harcadıkları, on binlerce insan kaynağı ile elde ettikleri neticeleri onlar gibi yaparak, onların izinden giderek, onların takipçisi ve taklitçisi olarak elde etmeye çalışmadık. Paradigma değişimine odaklandık. Geleceğin teknolojisine hazırlandık, yarının dünyasına hazırlandık ve nihayetinde bütün rakiplerimizin önüne çok daha maliyet etkin yöntemlerle çok daha hızlı geçmeyi başardık. Yapay zekada da bakış açımız bu olacak. Şimdi duyuyorsunuz belki bu dev teknoloji şirketlerinin 100 milyarlarca dolarlık yatırımları konuşuluyor. Trilyon dolarların üzerinde veri merkezi altyapılarından bahsediliyor.

VERİ SETLERİ OLUŞTURACAĞIZ Peki, biz bu yarışta nasıl var olacağız? Madem onlar yüz milyarlarca dolarlık veri merkezleri yapacaklar, biz nasıl onlarla rekabet edeceğiz? Nasıl bu yarışta öne geçmeyi başaracağız? Yine, şimdiye kadarki tecrübemizde saklı bu sorunun cevabı.Daha akıllıca yollardan giderek. Nedir bu akıllıca yol? Kendi verimizi kendimizde tutacağız. Kendi veri setlerimizi oluşturacağız. Her sektörümüzde veri tablolarını uyumlaştıracağız ve böylelikle bizim veri setlerimiz belki onlarınkiler kadar büyük olmayacak. Dolayısıyla belki işlemci gücü ihtiyacımız onlar kadar olmayacak ama çok daha hızlı, çok daha etkin sonuçlar elde edeceğiz.

YAPAY ZEKÂ YOLCULUĞU: Yapay zekâ bugün çokça konuşulan bir kavram ama aslında mazisi 70 yıla kadar dayanıyor. 1950’lerde makine düşünebilir mi sorusuyla başlayan bir yolculuk yapay zekâ yolculuğu. Peki niçin bugün bu kadar konuşuluyor? Çünkü süper bilgisayarların işlemci gücü çok arttı ve nihayetinde istatistiki hesaplama yöntemleri çok ileri düzeylere ulaştı. Artık saniyede milyar kere milyon işlem yapabilen süper bilgisayarların dünyasındayız. Biz insanlığın tarihi bilimsel birikimini değerlendiren, yapay zekâda anlamsal katmanlarla daha az işlemci gücüyle daha iyi netice alabilecek algoritmalar yollar geliştirmeyi başarabilirsek yine onların önüne geçme imkânımız olacak. Bütün bu yolculukta stratejimiz hazır. En büyük ihtiyacımız ve en büyük gücümüz. Bir kez daha ifade ediyorum değerli arkadaşlar. Bu heyecanla bu pazar sabahında sizinle birlikteyim, sizlersiniz.Türk gençliği TEKNOFEST kuşağı. Sizlerin çıktığınız bu yolda asla sizi yalnız bırakmayacak ve hedefe hep birlikte yürüyeceğiz. Kendi dil modellerimizi oluşturuyoruz artık.

YERLİ VE MİLLİ “BİLGE”: Dün cumhurbaşkanımıza, Sayın Cumhurbaşkanımıza TÜBİTAK tarafından geliştirilen Türkiye’nin yerli ve milli yapay zekâ dil modeli Bilge’yi takdim ettik. Bilge, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve devletimize kişisel yapay zekâ asistanı olarak hizmet sunacak artık. Bilge’yi önümüzdeki dönemde yaygınlaştıracağız. Önce kamuda, sonra sektörel uygulamalarda ve nihayetinde sizlerin kullanımında Bilge Türkiye’ye değer katmaya devam edecek. Elbette özel sektör tarafından yürütülen çalışmalara da ciddi destek sunacağız.Bu alanda girişimciliği kuvvetlendireceğiz.

150 MİLYON DOLARLIK KAMU KAYNAĞI:Birkaç hafta önce sadece yapay zekâ girişimlerine özel 150 milyon dolarlık bir kamu kaynağını harekete geçirdiğimizi duyurduk. Türkiye’de girişim sermayesi hacmini büyütüyoruz. 2019 öncesinde Türkiye’de teknoloji girişimlerine 1 yılda yaklaşık 100 milyon dolar yatırım yapılıyordu. Şimdi Türkiye’de teknoloji girişimlerine 1 yılda yaklaşık 1,1 milyar dolar yatırım yapılıyor. Dolayısıyla kamu kaynaklarıyla özel sektör yatırımlarıyla teknoloji girişimlerinin finansmanı erişim ihtiyacına cevap vermek adına adımlarımızı atmayı sürdüreceğiz. Bu yolda değer üretmek isteyen Türkiye’ye ve insanlığa hizmet etmek isteyen her bir girişimcimizin önündeki engelleri tek tek kaldırmaya devam edeceğiz.Bunları başarmak zorundayız.

Yorumlar kapalı.

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.