JPMorgan, Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin azalmasıyla Türkiye ekonomisinde en zorlu dönemin geride kalmış olabileceğini değerlendirdi. Banka, enflasyonla mücadelede kalıcı başarı için TCMB’nin sıkı para politikasını sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
Küresel yatırım bankası JPMorgan, yayımladığı 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin Türkiye makro görünüm raporunda, Orta Doğu’da gerilimin azalmasının Türkiye ekonomisine yönelik riskleri hafiflettiğini belirtti.
Raporda, haziran ayında ABD ile İran arasında sağlanan geçici uzlaşının ardından makroekonomik görünümde en olumsuz tablonun geride kalmış olabileceği ifade edildi. Ancak enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon, cari açık ve bütçe dengesi üzerinde baskı oluşturmayı sürdürdüğü kaydedildi.
JPMorgan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 24’ten yüzde 29’a yükseltirken, politika faizi beklentisini de yüzde 30’dan yüzde 35’e çıkardı. Banka, 2026 yılı büyüme tahminini ise yüzde 4,4’ten yüzde 3’e revize etti.
Raporda ayrıca cari açığın milli gelire oranı beklentisi yüzde 1,8’den yüzde 2,8’e yükseltilirken, yıl sonu cari açığının 48 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği öngörüldü.
JPMorgan, temmuz-ekim döneminde güçlü turizm gelirlerinin Türk lirasını ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerini destekleyebileceğini değerlendirdi.
Raporda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın enflasyonda kalıcı düşüş sağlanması için sıkı para politikasını sürdürmesinin önemine dikkat çekilirken, temmuz ayında kademeli normalleşme sürecinin başlayabileceği ancak yüksek reel faiz politikasının korunmasının fiyat istikrarı açısından kritik olduğu vurgulandı.
2027 tahminlerine de yer verilen raporda, Türkiye ekonomisinin yüzde 4,6 büyümesi, yıl sonu enflasyonunun yüzde 25’e gerilemesi ve dolar/TL kurunun 61,7 seviyesinde gerçekleşmesi beklendiği belirtildi.




























Yorumlar kapalı.