Jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükselişe rağmen ekonomistler, ABD Merkez Bankası’nın yılın geri kalanında politika faizini sabit tutacağı görüşünü sürdürüyor. Uzmanlar, enflasyondaki sınırlı baskı ve zayıflayan istihdam verilerinin Fed’in mevcut duruşunu desteklediğini belirtiyor.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yılın geri kalanındaki para politikası, küresel piyasalarda yakından izlenmeye devam ediyor.
Şubat ayından bu yana artan jeopolitik gerilimler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, Fed’in yeniden faiz artırabileceğine yönelik beklentileri güçlendirse de ekonomistler, enflasyon baskılarının sınırlı kalması nedeniyle bankanın politika faizini değiştirmeyeceği görüşünü koruyor.
ABN Amro Ekonomik Modelleme Sorumlusu ve Kıdemli ABD Ekonomisti Rogier Quaedvlieg, Fed’in temmuz toplantısında politika faizini sabit bırakmasını beklediklerini belirtti.
Quaedvlieg, Fed üyelerinin enflasyonun kısa sürede kontrol altına alınması halinde faizlerin sabit kalabileceği, enerji fiyatları ve yapay zekâ kaynaklı talep baskılarının güçlenmesi durumunda ise ilave sıkılaşmanın gündeme gelebileceği iki farklı senaryo üzerinde durduğunu ifade etti.
Enerji fiyatlarındaki artışın yanı sıra yeni gümrük tarifelerinin de takip edildiğini belirten Quaedvlieg, mevcut tarifelerin fiyatlara büyük ölçüde yansıdığını ve bu nedenle enflasyonda ilave güçlü bir yükseliş beklemediklerini söyledi. Buna karşın, İran çevresindeki jeopolitik risklerin uzun süre devam etmesi halinde eylül toplantısında faiz artışının yeniden gündeme gelebileceğini dile getirdi.
ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley ise enflasyondaki yavaşlama ve istihdam piyasasında görülen ılımlı seyrin Fed üzerindeki faiz artırımı baskısını azalttığını belirtti.
Knightley, Fed üyelerinin faiz konusunda ikiye bölündüğünü ifade ederek, istihdam artışının yavaşlaması ve enflasyon baskılarındaki gerileme nedeniyle bankanın politika faizini önümüzdeki dönemde sabit tutacağı görüşünü paylaştı.




























Yorumlar kapalı.