Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ekonomik gerekçelerle ücret indirimi teklifini yazılı olarak kabul eden işçinin, iş sözleşmesi sona erdikten sonra eksik ücret ve tazminat talep edemeyeceğine hükmetti. Kararda, çalışma koşullarındaki değişikliğe verilen yazılı muvafakatin geçerli olduğu ve sonradan bu onayın geri alınmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu vurgulandı.
Yargıtay, milyonlarca çalışanı ilgilendiren ücret indirimi davasında emsal niteliğinde bir karara imza attı.
Karara konu olayda ekonomik sıkıntı yaşayan bir inşaat şirketi, işten çıkarma yerine çalışanlarına ücret indirimi teklif etti. İşveren, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılacağını belirterek çalışanlardan yazılı onay istedi.
Kaynakçı olarak görev yapan işçi de aynı gün el yazısıyla hazırladığı dilekçeyle ücret indirimi teklifini kabul etti.
İşten ayrıldıktan sonra dava açtı
İş sözleşmesinin sona ermesinin ardından işçi, İş Mahkemesi’ne başvurarak ücretinin eksik ödendiğini, fazla mesai yaptığını ve çeşitli işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürdü.
İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi işçiyi haklı bulurken, dosya temyiz üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.
Yargıtay: Yazılı muvafakat geçerli
Yargıtay kararında, işverenin çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapabilmesi için bunu yazılı olarak bildirmesi ve işçinin de altı iş günü içinde yazılı onay vermesi gerektiği hatırlatıldı.
Dosyadaki belgelerde işçinin ücret indirimi teklifini kendi el yazısıyla kabul ettiği belirtilerek bu muvafakatin hukuken geçerli olduğu ifade edildi.
“Sonradan vazgeçmesi dürüstlük kuralına aykırı”
Yüksek Mahkeme, tarafların iş sözleşmesi devam ederken ücret indirimi konusunda karşılıklı anlaşmaya vardığını belirterek, işçinin daha sonra bu onaydan dönerek eksik ücret talebinde bulunmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını değerlendirdi.
Kararda, işçinin irade fesadı iddiasını da usulüne uygun şekilde ispatlayamadığına dikkat çekildi.
Yerel mahkeme kararı bozuldu
Yargıtay, yazılı muvafakat belgesinin geçerli olduğuna hükmederek yerel mahkemenin kararını bozdu ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderdi.
Karar, çalışma koşullarındaki değişikliklerin işçinin yazılı onayıyla kabul edilmesi halinde, sonradan aynı konuda hak talebinde bulunulmasına ilişkin önemli bir emsal niteliği taşıyor.




























Yorumlar kapalı.