Dünya Altın Konseyi’nin yayımladığı son verilere göre merkez bankaları 2026 yılında da altın rezervlerini artırmayı sürdürüyor. İlk çeyrekte 244 ton net altın alımı gerçekleştirilirken, en fazla alım yapan ülkeler arasında Polonya, Özbekistan ve Kazakistan öne çıktı.
Küresel ekonomide artan jeopolitik riskler ve finansal belirsizlikler, merkez bankalarının altına olan ilgisini artırmaya devam ediyor. Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) yayımladığı son rapora göre, mart ayında yavaşlayan alımlar nisan ayında yeniden hız kazandı.
Merkez bankaları böylece 2026 yılının ilk çeyreğinde toplam 244 ton net altın alımı gerçekleştirerek rezervlerini güçlendirmeyi sürdürdü.
En fazla altın alan ülkeler
WGC verilerine göre 2026 yılında altın rezervlerini en fazla artıran ülkeler arasında Polonya, Özbekistan ve Kazakistan yer aldı.
Polonya Merkez Bankası’nın yürüttüğü rezerv artırma programı dikkat çekerken, Çin de altın alımlarını sürdüren ülkeler arasında bulunuyor.
Uzmanlar, bu alımların yalnızca fiyat hareketleriyle değil, rezerv çeşitlendirme ve finansal güvenlik stratejileriyle bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Bazı ülkeler net satıcı konumunda
Raporda bazı merkez bankalarının ise rezerv yönetimi ve likidite ihtiyaçları nedeniyle sınırlı satışlar yaptığı belirtildi.
Bu kapsamda Türkiye ve Rusya’nın belirli dönemlerde net satıcı tarafta yer aldığı ifade edildi.
Jeopolitik riskler altın talebini artırıyor
Dünya Altın Konseyi, merkez bankalarının altın talebindeki artışın arkasında jeopolitik belirsizliklerin önemli rol oynadığını vurguladı.
Küresel çatışmalar, ticaret savaşları, yaptırımlar ve finansal piyasalardaki oynaklık nedeniyle birçok ülke rezervlerinde altının payını artırmayı tercih ediyor.
Altının güvenli liman özelliği, merkez bankalarının uzun vadeli rezerv politikalarında daha fazla ön plana çıkıyor.
Altın rezervlerde ABD tahvillerini geçti
Avrupa Merkez Bankası’nın değerlendirmelerine göre altın, 2025 yılı sonunda küresel rezervlerde ABD Hazine tahvillerini geride bırakarak en büyük rezerv varlığı konumuna yükseldi.
Verilere göre altının küresel rezervler içindeki payı yüzde 27’ye ulaşırken, ABD tahvillerinin payı yüzde 22 seviyesinde kaldı.
Bu gelişme, merkez bankalarının rezerv yönetiminde daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.
2026 için beklentiler güçlü
Uzmanlar, merkez bankalarının yıl genelinde 700 ila 900 ton arasında altın alımı gerçekleştirebileceğini öngörüyor.
Küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklerin sürmesi halinde altının merkez bankaları açısından stratejik önemini korumaya devam edeceği ve bu durumun altın fiyatlarına uzun vadede destek sağlayabileceği değerlendiriliyor.




























Yorumlar kapalı.